Düşünün bir takımı tutuyorsunuz, kariyeri çok parlak olan bir forveti transfer ediyor takımınız. Tüm gözler sizin takımınızda ve golcünüzde. Ancak maçlar geçmesine rağmen yeni forvetiniz bir türlü gol atamıyor. Herşey iyi hoş güzel; çok koşuyor, pozisyon kovalıyor ancak bir türlü gol atamıyor. İşte tüm takımı organize edip, gerekli pas trafiğini sağlayıp yeni forvetinizin gol atmasını sağlama organizasyonunu User Experience (UX), Türkçesi ile Kullanıcı Deneyimi tasarım olarak tanımlayabiliriz.

Bir örnekte kadın okuyucularımız için verelim. Çok güzel bir mağaza olduğunu hayal edin. İçerisindeki tüm ürünler tam sizin hayal ettiğiniz gibi. Sanki siz bir kıyafet istemişsinizde bu mağaza da tam ne istediğinizi bilmiş ve onu dikmiş. O derece güzel kıyafet ve aksesuarlar var. Tam satın almak istiyorsunuz ancak o da ne?! Fiyatlar uçmuş durumda. İşte burada mağaza da yapılacak bir indirim ile sizin bu çok sevdiğiniz kıyafetleri satın almanızı sağlamayı User Experience Design olarak adlandırabiliriz.

Bu iki kısa örnekten sonra User Experience Design (UX), ya da Kullanıcı Deneyimi Tasarımının daha akademik bir tanımını yapabiliriz. User Experience Design, sunduğunuz ürün ve hizmetten son kullanıcıların ekstra bir yardıma ihtiyaç duymadan, maksimum faydayı almalarını sağlamak ve bu süreçte kullanıcıya sorunsuz bir deneyim yaşatmak olarak tanımlanabilir.

Burada bazı kelime ve ifadeleri cımbız ile çekip biraz daha açıklamak istiyorum.

Hizmet veya ürün: User Experience Design (UX) tanımında belirtilen hizmet veya ürünler illaki son kullanıcıya sunulan ürün ve hizmetler olmayabilir. Bir fabrikada üretim hattında çalışan işçilerin verimini arttırmakta User Exprience Design alanına girer. Önemli olan son kullanıcının ki burada fabrikada çalışan işçiler; kendilerine sunulan deneyimi en sorunsuz ve verimli bir şekilde yaşamasıdır. Klasik olarak bir örnek vermek gerekirse; araba koltuğu üreten bir fabrika düşünün. Üretim hattında birden fazla çalışan var ve hepside birbirinden farklı işler yapıyor ancak hepsi de birbiri ile bağlantılı. Bir işçi işini tamamlamadan, koltuk diğer işçiye geçemiyor. Ve her koltuk için iş sırasını ise A4 kağıt üzerinden takip ediyorlar. Bu süreçte kağıdın kaybolması, yırtılması veya bir yığın kağıt arasından doğru olanının aranması işçiye sunulan iş deneyiminde verimsizliğe neden olmaktadır. Ancak bu süreçte her çalışana bir tablet verilse ve koltuk işlem sırası her koltuğa özel olarak dijital ortamda kayıt olsa yukarıda bahsettiğimiz ve şu an aklımıza gelmeyen pek çok verimsizlik unsurunu ortadan kaldıracaktır.

Son kullanıcı: Bir önceki örnektende anlaşıldığı üzere son kullanıcı diye bahsettiğimiz aslında her zaman müşteri olmayabilir. Sunulan deneyimi yaşayan herkes son kullanıcı olarak tanımlanabilir Kullanıcı Deneyim Tasarımında. Bir fabrikada çalışan işçilerin verimliliği veya bir kullanıcının satın aldığı üründen elde ettiği fayda veya deneyim Kullanıcı Deneyim Tasarımına örnek olabilir.


Peki User Experience Design (UX) nasıl hayatımıza girdi?

Kısaca geçmişe bakacak olursak, eskiden en güçlü yapılar devletler ve onların hemen ardından ise büyük şirketler geliyordu. Bu yapıda iletişim her zaman tek taraflıydı. Toplu olarak son kullanıcıların ortak kararlarını ve isteklerini bu yapılara ulaştırmak imkansızdı. Dolayısıyla hem devletler hem de firmalar; son kullanıcının yararına veya faydasına olacak unsurları kısıtlı bilgileri ile 'son kullanıcı gözünden ' bakarak bulmaya çalışırlardı. Bu süreçte alınan kararlar maalesef genelde doğru olmadığı için kaynakların verimsiz kullanımına ve son kullanıcıların tam fayda sağlayamamalarına neden oluyordu. Fakat daha sonra hayatımıza bilgisayar, internetin girmesi ve buna bağlı sosyal medyanın doğuşu ile birlikte tek taraflı olan bu iletişimin yönü çift taraflı olarak değişmeye başladı. Artık kullanıcılar toplu olarak istek ve önerilerini firma ve devletlere iletebiliyorlar. Böylelikle özellikle firmalar kullanıcıların isteklerini görebildikleri için onları merkeze alan ürün ve hizmetler geliştirmeye başladılar. User Experience Design ise yavaş yavaş bu şekilde ortaya çıkmaya başladı.

User Experience (UX) neden önemli?

Kullanıcılara sunduğunuz ürün ve hizmeti sunan artık sizden başka birçok firma ve rakibiniz var. Yani artık eskisi gibi, yukarı belirtilen gibi tek yönlü iletişim döneminde olduğu gibi tekel firmalar yok. Kullanıcı kendisine sunulan bu çeşitli ürün ve hizmet içerisinden seçim yapma lüksüne sahip. Dolayısıyla kullanıcıya sunduğunuz bu ürün ve hizmetin tercih edilebilir olması için öne çıkmak zorundasınız. Bunu fiyatınızla yapabilirsiniz ama sizinle aynı fiyat rekabetine girecek firmalar olacaktır. Veya kullanıcıya kaliteli ürün sunarak tercih edilebilir olmayı seçebilirsiniz. Ama unutmayın ki sizinle aynı kalitede hatta daha kalitelisini sunacak bir firma olacaktır. Bunların yanı sıra sizi her zaman öne çıkartacak bir unsur bulmalısınız. İşte User Experience Design (UX), Kullanıcı Deneyim Tasarımı burada ön plana çıkıyor. Kullanıcıya sunduğunuz deneyim ne kadar mükemmele yakın olursa o kadar tercih edilebilir oluyorsunuz. 

Dikkat ederseniz burada ne kadar mükemmele yakın olursanız diye belirttim. Çünkü User Experience Design süreci hiç bitmeyen, sürekli bir araştırma ve optimizasyon sürecidir.

User Experience Design'ın neden bu kadar önemli olduğunu en iyi anlatan örneklerin başında sanırım Apple gelebilir. Ülkemizde yüksek fiyatlı olmasına rağmen kullanım oranının yüksek olduğu iPhone'lar üzerinden örnek verebiliriz. Kime sorarsanız sorun, Apple'ın başarısının arkasında yatanın yüksek marka değeri olduğunu belirtecektir. Ancak bence başarının arkasında yatan akıllı telefonları ile kullanıcıya sunduğu deneyimi en mükemmele yaklaştırmaya çalıştığı için.  Tek bir tuşu var (artık yeni modellerinde o da yok ya :) ) ve siz tüm işlemlerinizi neredeyse bu buton üzerinden yapabiliyorsunuz. Kısacası kolaylıkla 7 yaşındaki bir çocuğun veya 77 yaşındaki bir ninenin bile rahatlıkla kullanabileceği bir deneyim sunuyor kullanıcıya. İşte User Experience Design bu yüzden bu kadar önemli.

User Experince Design sadece dijitalde mi kullanılıyor?

Hayır, user experience design metodolojisini kullanmak için illaki dijital ürün ve hizmet üretiyor olmak gerekmez. Bir bardak üretiyor olsanız bile User Experience Design (UX) ile bardaklarınızı üretebilirsiniz. Altı üstü bir bardak ne kadar yenilikçi veya kullanıcı dostu olabilir ki demeyin, internette biraz araştırırsanız ne kadar yenilikçi bardak tasarımları olduğunu görebilirsiniz. 


Veya bir restoran açtınız ve müşterilerinize sadece yemek vermek yerine, onların restoranınızı daha samimi ve rahat vakit geçirebilecekleri bir ortam olarak tasarlamak istiyorsanız işte o zaman Kullanıcı Tasarım Deneyimine başvurmanız gerekiyor.


Sonuç:

User Experince Design (UX) o kadar geniş bir konu ki tek bir blog sayfasında anlatmak imkansız. Üstelik nasıl uygulanacağı konusunda bilgi vermek ise blog yazısının hiç yeri değil. User Experience Design her sürece uygulanabilecek ortak çözümleri olan bir konu değil maalesef. En doğru sonuç için konunun uzmanı kişilerden yardım almak en doğrusu olsa da sizlerinde kendi işlerinizde kullanabileceğiniz yöntemler var. En önemlisi A / B testi. Bırakın kullanıcı sizin için karar versin. Belki size çok doğru gelen bir karar, aslında kullanıcının istediği şey olmayabilir. Veya bir karar vermeden önce eğer ikilemde kaldıysanız anket yapın ve kullanıcılarınıza sorun. Artık neredeyse hepimizin cep telefonunda yüklü olan Instagram sayesinde bile anket yapabiliyorsunuz. Teknolojinin bize sunduğu bu imkanları sadece hangi kıyafetin bize daha çok yakıştığını sormak için kullanmayın!

User Experience Design'ın en önemli noktasını hiç ama hiç atlamayın; ihtiyaç ve istekleri kullanıcı gözünden görmeye çalışın.


Daha Fazla
Yorumlar
Katkınız için teşekkürler! Yorumunuz yayınlanmadan önce onay sürecinden geçecektir.
Onaylanma süresi ortalama 1 saat kadardır.