LinkedIn, yeni bağlantılar oluşturmak, profesyonel uzmanlığınızı sergilemek ve kendinizi göstermek için en iyi iş ağı platformu. Peki, LinkedIn ağınızı geliştirmek ve platformdaki performansınızı artırmak için bazı ipuçlarına göz atmak ister misiniz?

 

Öncelikle, LinkedIn yayınlarının ve makalelerinin nasıl çalıştığını ve ikisi arasındaki farkı açıklayarak başlayalım.

Gönderiler (Yayınlar)

Gönderiler, LinkedIn haber akışınızda görünen güncellemelerdir. Mesajınız kısa olduğunda ve / veya üçüncü taraf içeriğine bağlantı verdiğinde LinkedIn'in gönderi seçeneğini kullanmalısınız.

LinkedIn yayınları için kendinizi ifade etmeniz için 1300 karakter sınırınız var. Yorumlar için 1250 karaktere sahipsiniz.

Makaleler

Makaleler, uzun metrajlı içerik seçeneğidir. Makaleler ile analizlerinizi paylaşmak için daha fazla alanınız olur.

LinkedIn'in Yayınlama Platformu'nda yayınlanan ve LinkedIn profilinize bağlanan LinkedIn makaleleri, yaklaşık 400 kelime ile 2000+ arasında bir yerde olmalıdır. Makaleler bir konuyu araştırmalı, bir soruya cevap vermeli ve / veya okuyucuya bilgi vermelidir. Ancak makaleler, mesajlara göre genellikle çok sayıda görüntüleme, beğeni ve yorum almaz.

Artık ana gönderi seçeneklerimiz arasındaki fark konusunda daha fazla açıklığa sahip olduğumuza göre, LinkedIn’de performansınızı arttırmanıza yardımcı olacak yedi ipucuna geçebiliriz.

1. Metin Gönderileri ile Yönlendirilen İçeriklerden Daha İyi Performans Gösterin

Metin gönderileri okuyucuları üçüncü taraf sitelere yönlendiren güncellemelere göre genellikle daha iyi performans göstermektedir.  Çünkü LinkedIn, kullanıcıları başka sitelere göndermekten ziyade platformda tutmayı tercih ediyor. Ancak bu, kullanıcıların ne yazdıklarını dikkate almaları gerektiği anlamına da geliyor.

Gönderi oluştururken, daha uzun yazmayı denemelisiniz. Uzun yayınlar, yayındaki yazının en altında olan 'daha fazla bilgi' iletisini tıklandığında, katılım düzeyini yükseltmeye ve LinkedIn genelinde görünürlüğü artırmaya yardımcı olur.

2. Emojiler Kullanarak İçeriğin Havasını Değiştirin

Uzun metinler güzel ama kimse tek başına uzun metin duvarını okumak istemiyor değil mi?

Günümüz dünyasında, dikkat çekmek için sürekli genişleyen bir dizi içerik seçeneğiyle, yapmak istediğiniz son şey okurlarınızla uzun metrajlı metinler paylaşmaktır;

Kitlenizin dikkatini çekmek ve mesajınızı daha etkili bir şekilde iletmek için, metin içeriğinizi daha kısa paragraflara ayırmayı düşünün. Yayınlarınıza kişilik eklemek için emojileri kullanmayı da düşünebilirsiniz.

Küçük Bir Not: Emojiler, başlıklarda ve içeriklerde gerçekten iyi çalışıyor.

 

3. Gönderilerinizi ve Yorumlarınızı Beğenerek Etkileşimi Başlatın

Bazen kendi yayınlarınızı beğenip yorumlamak, etkileşime başlamak için iyi bir yol olabilir.

Elbette “kendim koyup kendim mi beğeneceğim” diyerek bu stratejiden rahatsız olabilirsiniz. Ancak özellikle de büyük bir ağınız yoksa bu gerçekten çalışır. Bu algoritmayı tetikler ve böylece yazılarınıza, ilk yayınınızdan birkaç saat veya birkaç gün sonra bile, küçük bir ivme kazandırabilirsiniz.

4. LinkedIn Gönderilerinizi Başka Ağlarda Paylaşın

LinkedIn, yazdığınız içerikleri bağlantılarınıza gösterme konusunda mükemmel. Ama sadece orada kalmak zorunda değilsiniz.  LinkedIn güncellemelerinizi üyesi olduğunuz çeşitli sosyal medya ağlarına dağıtabilirsiniz.

Örneğin, bir Facebook hesabınız varsa, LinkedIn yayınlarınızı burada da paylaşabilirsiniz.

LinkedIn’de yer alan bir tartışma hakkında blog yazıyorsanız, söz konusu yayının gösterimlerini artırmak için, bu yayına ait içerikleri de yerleştirebilirsiniz.

5. Diğer İnsanlarla Etkileşime Girin

Adından da anlaşılacağı gibi, 'sosyal medya' da her şey 'sosyal' olmakla ilgilidir.

LinkedIn'de, mümkün olduğunca bağlantılarınızı oluşturmak ve geliştirmek için çaba göstermelisiniz ve bunu yapmanın en iyi yollarından biri, diğer kişilerin gönderilerini yorumlamak veya beğenmek.

İnsanlarla bağlantı kurarken stratejik olun. Sizi kimlerin fark etmesini istiyorsanız orada olun. Bu, kanaat liderlerinin gönderileri hakkında düşünceli yorumlar bırakmak ve sektör konularını ele almanızı sağlamak anlamına gelebilir.

Başkalarının içeriklerini beğenerek ve yorum yaparak kendinizi oraya koyduğunuzda, ağınızı büyütmeye ve katılım seviyenizi artırmaya inanın oldukça fazla yardımcı olursunuz.

6. LinkedIn’in Video Özelliğini Kullanın

İnandırıcılığınızı artırmak ve potansiyel müşterilerin ilgisini çekmek için LinkedIn'in native video seçeneğini de kullanabilirsiniz.

LinkedIn kitlenizin ilgisini çekecek içerikler oluşturun ve videoları platforma yükleyin. Trend olan iş konularından sektöre özel bilgilere kadar bir videoda ele alabileceğiniz birçok konu var.

Ayrıca, performanslarını artırmak için LinkedIn videolarınıza alt yazı eklemeyi de deneyebilirsiniz. Arama motorları, metinleri görsellerden daha iyi endeksleyebildiğinden, bu videonuza değer katacaktır.

7. Ticari Olmayan Güncellemeleri Paylaşın

LinkedIn, farklı sektörlerdeki profesyonelleri bir araya getirmek için var. Dolayısıyla ağınızdaki kişilerin işle ilgili güncellemeler görmek istemesi gayet normal. Ayrıca Linkedin her ne kadar daha çok iletişim ağını genişletmek için kullanılsa da kişilerin iş hayatlarında olup biteni takip etmek için de kullanılmaktadır. Unutmayın müşteriler, bildikleri ve güvendikleri insanlarla iş yaparlar.

Bu nedenle, her defasında LinkedIn yayınlarınıza kendinizden bir şeyler katmayı düşünün ve bu sayede bağlantılarınızın sizi tanımasını sağlayın.

Örneğin, çocuklarınız bu hafta sonu çevreye duyarlılığını göstermek adına sahilde çöp toplama etkinliğine mi katıldı? Bunu hemen ağınızla paylaşın. Haber akışında bazen sıkıcı iş odaklı içeriklere farklı bir açı katan kişisel bir yazıdan daha güzeli yoktur.

Umarım, bu ipuçları, ağınızı büyütmek ve potansiyel müşteriler oluşturmak için, LinkedIn'i en iyi şekilde nasıl kullanabileceğinizi düşünmenizi sağlar.

Daha Fazla
Yorumlar
Katkınız için teşekkürler! Yorumunuz yayınlanmadan önce onay sürecinden geçecektir.
Onaylanma süresi ortalama 1 saat kadardır.